Company News

Alacak Davalarında Arabuluculuk

TİCARİ UYUŞMAZLIKLARDA ZORUNLU ARABULUCUK ŞARTI;

Ülkemizde, arabuluculuğun yasal ve kurumsal bir yapıya kavuşturulması amacıyla, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, 22.06.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmişti. 01.01.2018 den itibaren işçi uyuşmazlıklarında dava şartı olarak getirilen arabuluculuk sayesinde 2018’de iş mahkemelerinde açılan dava sayısının, bir önceki yıla göre üçte iki oranında azaldığı görülmüştür. Böylece, özellikle anlaşmayla sonuçlanan uyuşmazlıklar bakımından, toplumsal barışa ve yargı ekonomisine katkı sağlayan, mahkemelerin iş yükünü azaltan, taraflar arasındaki husumeti bir daha ortaya çıkmamak üzere sonlandıran, ilam niteliğindeki anlaşma belgesiyle güvence veren arabuluculuk kurumu beklenilen çok üzerinde başarı sağlamıştır.

Bunun üzerine, TBMM’de 06.12.2018 tarihinde kabul edilen kanunla ve 01.01.2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere, ticari uyuşmazlıklar için de dava şartı olarak arabuluculuğu zorunlu hale getirmiştir. Bu makalemizde hangi davalar bakımından arabuluculuğun dava şartı olduğu ve dava şartı getirilen ticari uyuşmazlık süreci genel hatlarıyla incelenmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesinde, hangi uyuşmazlıklarda dava şartı getirildiği belirtilmemiş, atıf yapılmak suretiyle, Türk Ticaret Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Buna göre uyuşmazlığın konusunun mutlaka “bir miktar paranın ödenmesi” olması gerekmektedir. Paranın miktarı veya türüne ilişkin herhangi bir sınırlama getirilmemiştir. Dava şartı arabuluculuğa konu uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu’nun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen “ticari dava” niteliği bulunan ve “alacak ya da tazminat taleplerinin ileri sürüldüğü” uyuşmazlıklar olmalıdır.

7155 sayılı kanun kapsamında dava şartı kabul gören ticari uyuşmazlık taleplerine ilişkin olarak arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandıracak, bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından iki hafta uzatılabilecektir. Arabulucu ise, kural olarak ilgili komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden arabuluculuk bürosu tarafından belirlenecektir.

Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir. Arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamaması halinde ise davacı,  anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanan bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkeme davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderecektir. Davacı tarafından ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilecektir.

Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması, tarafların anlaşması veya anlaşamamaları hallerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirecek ve son tutanağını düzenleyerek durumu arabuluculuk bürosuna bildirecektir. Arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, tarafların arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşıp anlaşamamalarına göre belirlenecektir.

Sonuç itibariyle, arabuluculuk sisteminin benimsenmesindeki en önemli amaçlardan birisi yargının iş yükünü azaltmaktır. Uyuşmazlıklar mahkemeye gitmeden,  gittiyse de mahkemenin karar vermesine gerek kalmadan arabuluculuk yoluyla çözüme kavuşturularak mahkemelerin bakmakta olduğu dava sayısının azaltılması amacı ile arabuluculuk 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren alacak ve tazminata ilişkin ticari uyuşmazlıklar bakımından dava şartı olarak zorunlu hale getirilmiş ve ticari uyuşmazlıklarda alternatif çözüm yolu olarak düşünülmüştür. Kanaatimizce arabuluculuk müessesi, yetkin kişiler tarafından uygulanması halinde hızlı ve ucuz bir şekilde sonuca ulaşılması bakımından, faydalı bir müessese olarak hukuk sistemimizde yer bulacaktır.

Erdoğan Karahan

Yeminli Mali Müşavir

İstanbul Denetim ve YMM AŞ. Genel Müdürü

erdogankarahan@istanbulymm.com

Yorum yaz